AG Mehmet
Profesyonel Üye
- Katılım
- 20 Tem 2022
- Mesajlar
- 2,762
- Puanları
- 281
- Yaş
- 72
Teknolojik gelişmelerin başlangıcı her zaman ilgi çekici olmuştur.
Şimdiye kadar yapılmış en büyük kapasitör hangisiydi ve ne amaçla kullanıldı?
Marconi, Atlantik aşırı ilk telsiz haberleşme denemeleri için iki büyük istasyon kurmuştu:
Glace Bay (Kanada)
Clifden (İrlanda)
Bu iki istasyon yaklaşık 3.000 km'den fazla mesafe üzerinden (spark) kıvılcım vericili telsiz telgraf haberleşmesi yapıyordu.
İrlanda, Clifden istasyonunda, 1907 yılında, dünyanın ilk ticari transatlantik telsiz telgraf hizmetlerinden biri başlatılmıştır.

Tek bir kapasitör olarak düşünüldüğünde (kapasitans değeri açısından değil, fiziksel boyut açısından), muhtemelen şimdiye kadar yapılmış en büyük kapasitörler, Marconi'nin Atlantik aşırı (Spark)kıvılcım vericilerinde kullanılan, düz plakalı, hava aralıklı (dielektrikli) kapasitörlerdi.
Kanada, Cape Breton Adası'nda bulunan "Glace Bay" verici ile İrlanda'nın Clifden kentindeki benzer tesis yer alıyordu. Her iki tesis de 1900'lü yılların başlarında faaliyet göstermiştir.
Bu tesislerde, o dönemde kondenser (yoğunlaştırıcı) olarak adlandırılan, hava yalıtımlı yüksek gerilimli bir kapasitör inşa edilmiş ve "kondenser evi" adı verilen büyük bir binanın içine yerleştirilmişti.
Bu kapasitör, yüksek gerilimli, bir doğru akım kaynağından (seri dinamo ve seri bağlanmış akümülatör grubu) 12.000 ila 18.000 volt arasında şarj ediliyordu.
Daha sonra büyük bir döner kıvılcım aralığı üzerinden deşarj edilerek güçlü radyo dalgaları üretiliyor ve Atlantik Okyanusu'nun iki yakası arasında telsiz-telgraf haberleşmesi sağlanıyordu.
Cape Breton tesisinde her kapasitör, binanın çatı kirişlerinden beyaz seramik izolatörlerle asılmış büyük galvanizli saç levhalardan oluşturulmuştu.
Birbirini izleyen levhalar ortak bağlanarak (yani levha çiftleri paralel bağlanarak) tek ve devasa bir hava yalıtımlı yüksek gerilimli kapasitör meydana getiriliyordu.
Ortaya çıkan kapasitör, büyük bir depo büyüklüğündeki binanın tamamını dolduruyordu.
Aşağıdaki görüntü, "kondenser evini" tamamen dolduran kapasitörün sadece bir kısmını göstermektedir.
Clifden verici tesisinin dışarıdan çekilmiş fotoğrafı, kondenser evinin büyüklüğü hakkında fikir vermektedir.
Tesis oldukça uzak bir bölgede bulunduğundan, Marconi'nin çalışanları buraya küçük bir tren lokomotifiyle taşınıyordu.
Tesiste, her biri 3,8m × 9,1m boyutlarında olan 1.800 adet galvanizli saç plaka kullanılmıştı.
Her plaka, 30cm hava boşluğuyla ayrılmıştı.
Kapasitör, uzunluğu 107 metre, genişliği ise 23 metre olan üç katlı bir bina içerisinde bulunuyordu.
Kondenser evinde tek bir yüksek gerilimli kapasitör yer alıyordu.
Aşağıda görülen bu ünitenin kapasitansının yaklaşık 1,76 µF olduğu tahmin edilmektedir ve çalışma gerilimi 18.000 volt civarındaydı.

Dielektrik malzeme olarak hava kullanıldığı için, herhangi bir plaka çifti arasında yanlışlıkla atlama (ark oluşumu) meydana gelse bile, hava dielektriği yalıtım dayanımını tamamen geri kazanabiliyordu.
Olağanüstü büyüklüğü nedeniyle bu yapı, şimdiye kadar yapılmış fiziksel olarak en büyük kapasitörlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Şimdiye kadar yapılmış en büyük kapasitör hangisiydi ve ne amaçla kullanıldı?
Marconi, Atlantik aşırı ilk telsiz haberleşme denemeleri için iki büyük istasyon kurmuştu:
Glace Bay (Kanada)
Clifden (İrlanda)
Bu iki istasyon yaklaşık 3.000 km'den fazla mesafe üzerinden (spark) kıvılcım vericili telsiz telgraf haberleşmesi yapıyordu.
İrlanda, Clifden istasyonunda, 1907 yılında, dünyanın ilk ticari transatlantik telsiz telgraf hizmetlerinden biri başlatılmıştır.

Tek bir kapasitör olarak düşünüldüğünde (kapasitans değeri açısından değil, fiziksel boyut açısından), muhtemelen şimdiye kadar yapılmış en büyük kapasitörler, Marconi'nin Atlantik aşırı (Spark)kıvılcım vericilerinde kullanılan, düz plakalı, hava aralıklı (dielektrikli) kapasitörlerdi.
Kanada, Cape Breton Adası'nda bulunan "Glace Bay" verici ile İrlanda'nın Clifden kentindeki benzer tesis yer alıyordu. Her iki tesis de 1900'lü yılların başlarında faaliyet göstermiştir.
Bu tesislerde, o dönemde kondenser (yoğunlaştırıcı) olarak adlandırılan, hava yalıtımlı yüksek gerilimli bir kapasitör inşa edilmiş ve "kondenser evi" adı verilen büyük bir binanın içine yerleştirilmişti.
Bu kapasitör, yüksek gerilimli, bir doğru akım kaynağından (seri dinamo ve seri bağlanmış akümülatör grubu) 12.000 ila 18.000 volt arasında şarj ediliyordu.
Daha sonra büyük bir döner kıvılcım aralığı üzerinden deşarj edilerek güçlü radyo dalgaları üretiliyor ve Atlantik Okyanusu'nun iki yakası arasında telsiz-telgraf haberleşmesi sağlanıyordu.
Cape Breton tesisinde her kapasitör, binanın çatı kirişlerinden beyaz seramik izolatörlerle asılmış büyük galvanizli saç levhalardan oluşturulmuştu.
Birbirini izleyen levhalar ortak bağlanarak (yani levha çiftleri paralel bağlanarak) tek ve devasa bir hava yalıtımlı yüksek gerilimli kapasitör meydana getiriliyordu.
Ortaya çıkan kapasitör, büyük bir depo büyüklüğündeki binanın tamamını dolduruyordu.
Aşağıdaki görüntü, "kondenser evini" tamamen dolduran kapasitörün sadece bir kısmını göstermektedir.
Clifden verici tesisinin dışarıdan çekilmiş fotoğrafı, kondenser evinin büyüklüğü hakkında fikir vermektedir.
Tesis oldukça uzak bir bölgede bulunduğundan, Marconi'nin çalışanları buraya küçük bir tren lokomotifiyle taşınıyordu.
Tesiste, her biri 3,8m × 9,1m boyutlarında olan 1.800 adet galvanizli saç plaka kullanılmıştı.
Her plaka, 30cm hava boşluğuyla ayrılmıştı.
Kapasitör, uzunluğu 107 metre, genişliği ise 23 metre olan üç katlı bir bina içerisinde bulunuyordu.
Kondenser evinde tek bir yüksek gerilimli kapasitör yer alıyordu.
Aşağıda görülen bu ünitenin kapasitansının yaklaşık 1,76 µF olduğu tahmin edilmektedir ve çalışma gerilimi 18.000 volt civarındaydı.

Dielektrik malzeme olarak hava kullanıldığı için, herhangi bir plaka çifti arasında yanlışlıkla atlama (ark oluşumu) meydana gelse bile, hava dielektriği yalıtım dayanımını tamamen geri kazanabiliyordu.
Olağanüstü büyüklüğü nedeniyle bu yapı, şimdiye kadar yapılmış fiziksel olarak en büyük kapasitörlerden biri olarak kabul edilmektedir.






