Merhaba. Bu volt farkını belirleyen elektronların o anda iç (gizli) enerjilerin fziksel büyüklük olarak fazlalığıdır. Bu iç enerji fazlalığını kendi mantık süzgecinizden geçirip bunun mantıken ne olabileceğine aslında siz kendiniz karar vereceksiniz. Çünkü şimdiye kadar elektrikteki voltu yazıp anlatan bilimsel tüm metinlerde ve ders kitaplarında voltaj fazlalığına neyin doğrudan doğruya doğruya neden olduğu çok net olarak belirtilmemiştir. Sadece eşit veya farklı güç kaynağı voltlarının seri eklendiğinde arttığından, ters polaritede seri bağlandığında toplam voltu azaltığından, amper olayında elektronların birim zamanda geçen sayısının azlığı veya fazlalığından amper değerinin fiziksel büyüklüğünün arttığı, seri bağlı güç kaynaklarında voltun arttığı amperin ayni kaldığı, paralel bağlı güç kaynaklarında ise amperin arttığı voltun ayni kaldığı çok net olarak belirtilmektedir. Voltun fiziksel büyüklük larak örneğin 1000 volt veya 1.5 volt olmasında bu gizli (iç) enerjinin ne olduğu şimdiye kadar çok net açıklanmamıştır.
Şimdiye kadar kendi kişisel görüşüme göre pek değişmemeiş olan volt kavramı ; elektronların sahip olduğu kinetik enerjisi veya o anki hızlarıyla doğru orantıda olan bir sayısal büyüklüktür. Yüksek gerilim (24-30 kV) üreten bir bobinin (EHT) ucundan çıkan kıvılcımdaki elektronların kinetik enerjisi (atlama yeteneği veya atlama aralığı) 12 voltluk bir akünün kutup başından çıkan elektronların kinetik enerjisiyle ayni değildir, işte bu fark volt kavramının aslında elektronların kazandığı kinetik enerji sonucu olduğunu bize açıklar, akla uygun gelen en mantıklı açıklaması da budur. Ayni mantıkla rezistans telinin başı ve sonundaki elektronların kinetik enerjisi ayni değildir, eğer ayni olsaydı evdeki sigortalar bu durumda atmış olurdu, normal kablo ile rezistans teli arasındaki fark, şebekedeki elektrik akımına iç kristal (elektronik) yapısıyla gösterdikleri direnç farkından ileri gelmektedir. 100 tane ataşı seri bağlarsanız ve prize takarsanız sigortalar hemen atacaktır, bir rezistans telinin 220 volt AC elektrik akımına karşı olan direnci sıradan bir telle veya sıradan olan alaşımlarla elde edilemez.
Fırtına bulutlarında, bulutların havadaki sürtünmesiyle biriken + veya – yüklerin, yer toprağına göre potansiyel enerji miktarı veya yıldırım deşarjı esnasında oluşan milyarlarca volt ve amper yüksekliği, 1.5 voltluk kuru bir pilin kutupları arasındaki volttan hem katlarca çok büyük, hem de katlarca kez ölümcül risklidir. Toprağın potansiyel enerjisi (veya bu voltaj değeri) dünyadaki tüm güç kaynaklarına ve bulutlarda sürtünmeyle oluşan çok büyük statik elektrik yüklerine göre her zaman sıfır potansiyeldedir. (bu değeri hiç bir zaman değişmez ve sürekli 0 volt olarak kabul edilir)
12 volt akü voltajı olarak giren alçak gerilimli DC akımı, ateşleme bobini denilen klasik araç ateşleme sistemlerinde 25 000 -30 000 volt olarak elektronik veya platiin-meksefeli ateşleme sistemlerinde çıkabilmektedir. 12 volt DC olarak giren bu voltaja neden olan iç (gizli) enerji 30 000 voltda da ayni kalsaydı buji tırnaklarından kolayca atlaması pek mümkün olamazdı. Demek ki karşılklı elektromanyetik indüksiyon prensibiyle sarım sayısının çok fazla olamsında, bu sarım boyunca ayni değişken mağnetik alan içinde kalan iletkenlerde, iletkenin boyuyla doğru orantıda voltaj yükselmesi dediğimiz iç (gizli) enerji de birbirine eklenerek veya katlanarak büyümekte, bu elektronun kinetik enerjisi veya hareket edebilme hızı ise bu şekilde içten elektronlar bobin teli içinde hareketini ilerleyip sürdürürken gittikçe ve katlanarak artmaktadır.
8 adet 1.5 voltluk pilin seri bağlanmasıyla araç aküsü olan 12 volt değeri kolayca elde edilmektedir. Bu seri bağlantıda elektrik akımındaki elektronların iç enerjisi de benzer şekilde yüksek gerilim üreten bobinin bobin çıkışındaki gibi birbirlerine eklenerek iç enerjileri artmakatdır. Bunu elektomanyetik topta (Türkiye’de üretildi) namludan çıkmadan önce top mermisine kazandırılıp verilen hızın namlu hızına doğru daha kuvvetli alan akımıyla çalıan bobinlerin bu mermi çekirdeğine namlu ucundan çıkarken en son ve max. hızı kazandırımalarına da benzetebilirsiniz. İşte yüksek gerilimli bir bobinde oluşan yüksek voltajın gizemi de az sarımlı ve kalın telli bobinin oluşturduğu değişken (anlık) mağnetik alanın, mağnetik kuplajla ikincil ve çok sarımlı bobinde elektromanyetik top mermisinin kazandığı kinetik enerjinin benzerini bu elektronlara mağnetik alanlarca bu çok uzun bobin metrajları boyunca verilebilmiş olmasıdır. Volt konusunda kendi felsefi düşüncemle veya kendi mantığımla açıklamaya çalıştığım şekliyle.
Başka ikna olabilme yollarından biri belki bilimsel uygulama olarak Cern’de yapılan tanecik hızlandırma deneylerinde, bu taneciklerin çok kuvvetli manyetik alanlar uygulanarak çok aşırı hızlandırılmasında kazandıkları bu kinetik enerjinin benzer olarak bu elektronların volt kavramında kazandıkları bu iç enerjiye birebir olarak da benzetebiliriz.
Elektrokimyasal pillerde voltaj farkını ortaya çıkaran anot ve katotda kullanılan elementlerin elektron-volt olarak elektrolit içinden iletimdeyken anot ve katodun birbirlerine göre oluşturdukları sabit potansiyel farklarıdır. Örneğin kuru (löklanşe) pilinde bu değer kömür (grafit) çubukla çinko kap arasında nişadır elektrolitle sabit ve 1.50 -1.60 volt kadardır. Çok dolmuş kurşunlu aküde sülfirik asitli sudaki kurşun peroksit ve kurşun arasında göz başına 2.2 volttur, ama bu voltaj uzun kullanım süresi boyunca sabit olmayıp geçicidir, akü hızla göz olarak 2 volt civarına hızla indiğinden, biz bu akü voltajını ortalama olarak 2 volt, 6 gözde 12 voltu sürekli kullanım olarak baz alırız. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Kolay gelsin.