Direk Bağlasan akü mu patlar özet olarak yoksa şarj suresi mi artar
Merhaba.Sn.has-artvin_li; daha en baştaki, belki biraz tereddütte kalıp sonrasında doğru olarak yazdığınız noktayı düzeltmeye çalışayım.Aküler kapasitelerinin 1/10’unu otomatik olarak kendileri çekip bu akımı kendi kendilerine de sınırlamazlar,siz 1/10’unu tam hesaplayıp ona verdiğinizde tam olarak bunu çekmek zorunda kalırlar.Daha fazlasının verilmesi veya istenmeden bunun çekilmesi,akü ömrünü iç yapıdaki aşırı ısınma ve şarjdan sonra boşa çıkan gazların basıncı,aktif maddeleri ileri itmesiyle,ızgaralardan kısmen koparıp ayırmasıyla oluşarak ömür katsayısı ve şarj kapasitesi iyice de azaltılmış olur.
Şarj sırasında elektrolit sıcaklığının özellikle aşırı,çok sıcak havalarda,1/10 akım kapasitesi tam olarak korunup verilse bile bu sıcaklığın sürekli kontrol edilip akımın öyle verilmesi çok daha iyi olacaktır.Ömrü kısaltan en önemli etmen en başta sıcaklık etmenidir,(ikinci olarak çok aşırı akımların çekilip sonrasında uzun süreli şarjsız kalma durumu olabilir) bunu hızlandıran en büyük etken de en baştan çok aşırı şarj akımlarının,bu akü kapasitesinin çok üstünde (Örneğin 44 A yerine 100 A’yı direk uygulayarak) verilmesi şeklinde kolayca gerçekleşebilmesidir.
Aküler tam ve aşırı şarjlı olsalar da aküye direk redresörle bağlı iken trafo sekonderini yine ısıtırlar,ancak şarjsız veya ilk baştaki boş durumuna göre çekilen asıl şarj akımı azaldığı,oksijen ve hidrojen gazlarının,elektrolit (asitli su) içinde plakalarla,iletken elektrolit arasında bir bariyer görevi gördüğü ve kutup başı gerilimi 12 voltluk akü için örneğin 15.00-16.50 volta tam olarak da çıktığında, I=V/R’ye göre çekilen akım,en baştaki durumuna göre çok azalır,sıfıra çok yakın bir değerde ise olamaz,sizin 440 A’lik kapasitenizde en başta çekilene göre daha düşük olur.Bu içteki kimyasal ve fiziksel yönden oluşan bazı iç değişimlerle (Sıvı içindeki bir gazlaşmayla,gazın (Hidrojenin) elektrolitte hiç çözünmeyip arada yüksek amperin geçişine kımen engel olmasıyla) tam olarak da gerçekleşir.
Benzer bir sistemi 12 volt 40 A ve 12 volt 60 A’lık iki sulu araç starter aküsüyle,bir ups’yi paralelde kesintilerde uzun süreli olarak çalıştırmasıyla ilgili olarak evdeki kapalı olan balkonumda hazırda bekletiyorum.Ancak aküleri ups inverterine bağlamadan evvel kutup başlarına bağladığım 100 A’lik takviye kablosundan kesip hazırladığım ayrı ayrı bu kablo uçlarını, sadece – kutup başları tam ortak (Düğümle) bağlı,+ kutup başlarındaki kablolar ups hiç çalışmadığı zamanlarda ayrılmış olarak da bekletiyorum.İki akü arasında tam şarjlı olsalar bile kutup gerilimi farkı mevcut.Yeni alınana akülerde bu olamasa bile,zamanla ve bir eski bir daha yeni akünün paralel bağlanmasında fark oluşup şarj kendiliğinden yüksek olanınkiyle dengeleninceye kadar bir akım geçişi olabilecektir.Bu nedenle inverterin hiç çalışmadığı (kesinti dışında kalan) zamanlarda bu + uçları ayrı halde hazırda bekletmenizde büyük yarar vardır.
Şarj sisteminde 5 ayrı trafoyu 35 amperlik köprü diyotlarla ayrı ayrı doğrultup, tek 100A’lık kablolarda birleştirip çıkışa verdiğim ve 5’i için ayrı 220 vac giriş anahtarı kullanarak kısmen amper kontrolünü yapabildiğim,yani çok değişik amperajlar ve akülerin bu paralellik durumlarında da, kapasitenin 1/10’u kuralını tam koruyacak şekliyle,şarj için bu akülere (100 A’lık) veya harici bağlanan diğer akülere uygulamış da oluyorum.Yüksek akımların (amperlerin) çıkıştaki kontrolünde genellikle tristörler, sanayi tipi akım ayarı olan akü şarj cihazlarında kullanılır.Bu diyotların bazen tamamı yerine değil sadece köprüde kullanılan bu diyotların (monofaze veya trifazeden yapılan doğrultmaçlarda) yarısı,bu akımın kontrol edilmesinde de kullanılabilir.
Paralelde 440 A olan akü kapasitesine 100 A’i direk vermeyi asla düşünmeyin,bu durumda akülerinizin ömrü çok kısalır ve daha kısa sürede yıpranırlar.Trafo sarımı henüz yapılıp da bitmediyse,siparişi değiştirme imkanınız da henüz varsa,ayrıca trafoyu genel amaçlı değil sadece bu akülerin şarjında inverter kullanımı için de kullanacaksanız,en fazla 45-50 A arası sekonder sarım çıkışı 14-16 volt olan bir trafoyu sardırmaya da çalışın.Köprü diyotlardaki kayıpları ve diğer kayıpları (kablo,ısınma,ara bağlantılar,vb.) tam hesap ederek trafo sekonder çıkışındaki amperi bu nedenle biraz daha yüksek seçebilmeniz,net 44 A’yı doğrultmadan veya filtrelemeden sonra (Çıkıştan önce pi fitlre devresi, yani elektrolitik kond. > bobin > elektrolitik kond.’ler şeklinde olması daha düz (Doğru) yani filtrelenmiş akım almanızı sağlayabilecektir.Çıkıştaki bu voltajın aşırı yükselmemesi için 1 adet yüksek omajlı bir veya birkaç direnci (1.6 kohm gibi) ayrıca çıkış uçarlına paralel lehimleyip bağlayabilirsiniz.Bunu kendi sistemimdeki redresörde hiç bağladığımda,bşta yani bu 5 trafodan 5 ayrı 35 A’lık monofaze köprü diyottan gelen akımlar düğüm noktasında birleştiğinde, yaklaşık 80 volt dc.lik aşırı bir voltaj oluşmuştu.Ancak paralel dirençleri bağlayarak 22 volt ve 26 A çıkış değerini (5 ayrı anahtar tam açıkken,anahtarlar bire birer kapatıldığında ise tek trafo devredeyken voltaj 18 volt dc.’lere inerek gerilemiş oluyor,kendi redresörümde.) elde edebilmiştim. 26 A için 26 000 mF veya 44 A için 44 000 mF elektrolitik kond. kapasitesi olarak uygulmalısınız,tam bir doğrutmanın veya bu filtrelemenin tam olarak gerçekleşebilmesi için.(1 A’ya yaklaşık 1000 mF hesabıyla) Ana ayrıntıları (Kendi sistemimdeki) paylaşmaya çalıştım sizinle,sn.has_artvin_li.
Piyasada sn.Serkan_48'in de bir detay vererek bahsettiği sabit akım ve sabit gerilim modu gibi farklı modlarda (Örenğin en az 3 kademede) kurşunlu akülerin bu şarj işlemini yapan,ayrıca akü elektrolit sıcaklığını ölçüp kontrollü (Mcu'lu) çalışan çok özel şarj cihazları da mevcut olup satılmaktadır.Ancak fiyat olarak bayağı pahalı olduklarını da biliyorum.Kolay gelsin.Saygılarımla.